Streak Hall of Fame
8

NurettinSakarya

Nurettin Sakaryaİstanbul

158773 XP#135531 993.
1392#34136
8294

Learning English from Turkish

Level 25 · 109804 XP
79804 XP beyond level 25

Crowns: 330
You conquered all crowns

Skills: 55
You finished every skill

Lessons: 285
You finished every lesson

Lexemes: 1952
You have seen every word available
?
Strength: 100%
550000

Created: 2015-07-12
Last Goal: 2021-11-28
Daily Goal: 50 XP
Timezone: UTC+3

Last update: 2021-11-28 02:54:04 GMT+3


107183062

XP per Skill (4 weeks)raw

Temeller 1
 
Temeller 2
 
Yaygın İfadeler
 
Yemekler
 
Hayvanlar
 
Çoğullar
 
İyelik
 
Nesne zamirleri
 
Giyim
 
Fiiller: Geniş
 
Renkler
 
Sorular
 
Bağlaçlar
 
Edat
 
Tarih ve Zaman
 
Aile
 
Meslekler
 
Sıfatlar 1
 
Fiiller: Geniş 2
 
Zarflar
 
Yerler
 
Nesneler
42XP
İnsanlar
42XP
Seyahat
45XP
Belirteç
 
Sayılar
 
Fiiller: Geniş 3
 
Eğitim
 
Fiiller: Geçmiş
 
Fiiller: Mastar Hali
 
Fiiller: Geçmiş 2
 
Soyut Nesneler 1
 
Dereceli sıfatlar
 
Fiiller: Yakın Geçmiş Zaman
 
Fiiller: Mastar Hali 2
 
İlgi zamirleri
 
Fiiller: -miş+hikaye
 
Soyut Nesneler 2
 
Dönüşlü zamirler
 
Doğa
 
Fiiller: İsim Fiil
 
Spor
 
Sanat
 
İletişim
 
Tıp
 
Fiiller: Gelecek
 
Politika
 
Fiiller: İfadesel Gelecek Zaman
 
Bilim
 
Gelecekte tamamlanmışlık
 
İşletme
 
Fiiller: Kiplik
 
Olaylar
 
Fiiller: Şartlı Geçmiş
 
Nitelikler
 

Skills by StrengthCrownsDateNameOriginal Order

  • 143674706613.07.2015
    6.186Temeller 10 @ 100%1218/18 ••• Practice
    I · a · am · an · and · apple · boy · bread · drink · drinks · eat · eats · girl · he · i · is · man · she · the · water · woman
    21 words
  • 143678833413.07.2015
    6.186Temeller 20 @ 100%2118/18 ••• Practice
    are · book · boys · child · children · girls · has · men · menu · milk · newspaper · read · reads · rice · sandwich · they · we · women · you
    19 words

    Belirli Harfitarif: The

    Her İngilizce öğrenen Türkün kafasını en çok karıştıran şey the, yani belirli harfitarif, bilindik bir nesneden bahsederken kullanılır. Kafamızı karıştırmasının sebebi tabii ki dilimizde tam olarak karşılığı olmaması. Ama aslında, cümledeki “nesne”de kullaınıldığı zaman dilimizde bir karşılığı var, “ismin belirtme hali”. Örneklerle kullanıldığı yerleri ve çevirileri özetlersek:

    1 “ismin –i hali” durumu. yani cümledeki nesnenin belirli bi nesne olması:

    • The men eat apples: Adamlar elma yer (Herhangi bir elma)
    • The men eat the apples: Adamlar elmaları yer.
    • The men eat the apple: Adamlar elma yer. (Belirli bir elma, karşımızdaki hangi elmadan bahsettiğimizin farkında)

    (Türkçede bazı fiiller ismin -e halini gerektirdiğinden bu durum orada geçerli değildir "I look at the mirror" ya da "I look at a mirror" ikisi de "aynaya bakarım" şeklinde çevrilebilir. ama nesne tekilse a ya da the'dan birinin kullanılması gerekir)

    2 Belirli, daha önceden bahsettiğimiz bir özne olması durumu:

    My mother was sick yesterday. I called a doctor. The doctor arrived soon and gave her some medicine. (Burada bir önceki cümlede doktordan bahsettiğimiz için 3. cümledeki “doktor” belirli hale gelir, the kullanmak şarttır.)

    3 ..have/has the…” cümleleri En çok kafa karıştıran cümleler bunlar, çünkü “the” girince araya Türkçedeki cümlenin yapısı tamamen değişiyor. Bunu da örnekle açıklamıştım daha önce:

    • Should we buy some plates for Selcen? (Selcen için tabak alsak mı?)
    • No, the girl has plates. (Hayır kızın –Selcen’in- tabakları var)

    • Where are the plates we bought yesterday? (Dün aldığımız tabaklar nerede?)

    • Selcen has the plates. (Tabaklar Selcen’de. Selcen’in tabakları var yanlış!)

    ek: peki ya belirli bir nesnenin birini ait olduğunu söylemek istersek ne kullanacağız? o zaman "possessive pronoun" yani iyelik zamiri kullanmalıyız. yani "the plates are hers" ya da "the plates are Selcen's" ya da "the plates belong to Selcen".

    4 the'yı her zaman kullanmamız gereken yerler

    • doğayla ilgili, evrende bir tane olan şeyler. örneğin: the world , the moon, the sky, the sun, the North pole, the universe gibi

    • yine bir tane olan, özel coğrafi yerler için. örneğin: the Alps, the river Rhine, the Black Sea, the Pacific Ocean

    • Birleşik devletlerden ve impratorluklardan oluşan ülkeler: the United States of America, the United Kingdom, the United Arabic Emirates, the Ottoman Empire

    • topluca bir gruptan bahsetmek için: the Turkish (Türkler), the rich (zenginler), the Öztürks (Öztürkler yani Öztürk ailesi)

    • sıralama sayıları: the first, the fifth, the tenth

    • müzik aletleri: the piano, the violin

    5 church ( kilise ), mosque ( cami ), hospital ( hastane ), prison ( hapishane ), school ( okul ) gibi kelimeler, bina olarak düşünülüyorsa the kullanılır ama iş/ibadet/eğitim gibi amaçlarla gidildiğinde the kullanılamaz. Yani cuma günü camiye namaz kılmaya gidiyorsanız “I go to mosque”, ama Sultan Ahmet Camii’ne turist olarak gidiyorsanız “I go to the mosque” kullanılır.

    Kısaca Çoğullar

    • İngilizcede genel olarak çoğul yapmak için kelimelerin sonuna -s eki getirilir. Örneğin: books, boys, girls, vs.
    • Ancak bazı kelimelerin çoğulları tamamen düzensizdir (irregular). Örneğin: child/children, woman/women, man/men
    • Ayrıca, bazı kelimeler İngilizcede “sayılamaz” (uncountable) olarak değerlendirilir ve çoğul yapılamaz. Örneğin: milk, bread, water
  • 143680447413.07.2015
    6.186Yaygın İfadeler0 @ 100%2318/18 ••• Practice
    bye · english · fine · goodbye · hello · morning · night · no · not · please · sorry · speaks · thanks · yes · you
    15 words
  • 143680475913.07.2015
    6.246Yemekler0 @ 100%3124/24 ••• Practice
    beef · beer · breakfast · cheese · chicken · coffee · dinner · egg · fish · food · fruit · juice · lemon · lunch · meal · meat · oil · orange · pasta · plate · pork · salt · soup · strawberry · sugar · tea · tomato · vegetarian · wine
    29 words
  • 143680489513.07.2015
    6.126Hayvanlar0 @ 100%3312/12 ••• Practice
    animal · bear · bird · cat · crab · dog · duck · elephant · horse · mouse · spider · turtle
    12 words
  • 143680515513.07.2015
    6.126Çoğullar0 @ 100%4212/12 ••• Practice
    animals · apples · birds · books · cats · dogs · ducks · elephants · horses · newspapers · plates · sandwiches · turtles
    13 words

    İngilizcede genel olarak "çoğul" yapmak için kelimelerin sonuna "-s" eki getirilir.

    Örneğin: books, boys, girls, vs. Ancak bir çok kelime bu kurala uymaz (düzensiz/irregular):

    • -o ile biten bazı kelimeler -s yerine -es ile çoğul olur. Örneğin: potato/potatoes, tomato/tomatoes, hero/heroes ama piano/pianos, photo/photos, vs.
    • -fe veya -f ile biten kelimelerde f v’ye dönüşerek ves olarak çoğul olur. Örneğin: knife/knives, wife/wives, half/halves, wolf/wolves, vs.
    • -is ile biten bazı kelimeler -es ile çoğul olur. Örneğin: analysis/analyses, thesis/theses, vs.
    • -us ile biten bazı kelimeler -i ile çoğul olur. Örneğin: cactus/cacti, vs.
    • -on ile biten bazı kelimeler -a ile çoğul olur. Örneğin: criterion/criteria, phenomenon/phenomena, vs.
    • sessiz harfi takip eden -y ile biten kelimelerde y i’ye dönüşerek ies olarak çoğul olur. Örneğin: cherry/cherries, lady/ladies, vs. AMA y’den önce sesli varsa, sadece –s eklenir, örneğin days, trays, boys, vs.
    • Ancak bazı kelimelerin çoğulları tamamen düzensizdir (irregular). Örneğin: child/children, woman/women, man/men, foot/feet, person/people (bazı durumlarda persons kullanılabilir), tooth/teeth, mouse/mice, vs.
    • Bazı kelimelerin (özellikle hayvan isimlerinin) çoğulları tekilleriyle aynıdır. Örneğin: bison, buffalo, deer, fish, moose, pike, sheep, salmon, squid, vs. Ancak bilimsel olarak kullanıldıklarında, mesela tür adından bahsederken çoğul hale gelebilirler. Örneğin: “The fishes of this lake are bass and trout.”.
    • Species, news, series gibi kelimeler çoğul gibi görünse de, hem tekil hem çoğul olarak kullanılabilir.

    Diller birbirine birebir çevrilemediği gibi, çoğulluk-tekillik de her zaman çevrilemez. Genel ifadelerde Türkçede tekil, İngilizcede ise çoğul kullanıyoruz. Örnek vermek gerekirse, Türkçede Adamlar elmalar yer(ler) diye bir cümle olmaz, genel olarak adamların elma yediğini belirtmek içinAdamlar elma yer(ler)deriz. İngilizcede ise bu tip genel ifadeler için çoğul kullanılır: The men eat apples şeklinde. Şimdi aşağıdaki örneklere bakalım:

    • The men eat apples: Adamlar elma yer
    • The men eat apple: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
    • The men eat an apple: Adamlar (bir) elma yer.
    • The men eat five apples: Adamlar beş elma yer. Adamlar beş elmalar yer Türkçe dilbilgisi açısından yanlıştır
    • The men eat the apples: Adamlar elmaları yer.
    • The men eat the apple: Adamlar elmayı yer.

    İngilizcede çoğulluk durumununsa bir istisnası var, sayılamayan nesneler, yani uncountable nouns. Bununla ilgili şu yoruma bakın: http://www.duolingo.com/comment/1432522. Şuradaki listeye de göz atabilirsiniz. http://www.englishclub.com/vocabulary/nouns-uncountable-list.htm Bu tip nesnelerin çoğulu olmadığından tekil kullanılır:

    • The men eat bread: Adamlar ekmek yer
    • The men eat breads: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
    • The men eat a bread: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
    • The men eat a loaf of bread: Adamlar bir somun ekmek yer.
    • The men eat five loaves of bread: Adamlar beş somun ekmek yer.
    • The men eat the bread: Adamlar ekmeği yer
    • The men eat the breads: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
  • 143692019515.07.2015
    6.126İyelik0 @ 100%5112/12 ••• Practice
    ' · 's · her · his · its · mine · my · our · ours · their · your · yours
    12 words

    İyelik sıfatları kendilerinden sonra gelen nesneleri tanımlarken, iyelik zamirleri bu nesnelerin yerini tutar.

    Mesela:

    This is my apple. (Bu benim elmam) AMA This apple is mine. (Bu elma benim)

    Özne Zamiri/İyelik Sıfatı/İyelik Zamiri:

    • I / My / Mine
    • You / Your / Yours
    • He / His / His
    • She / Her / Hers
    • It / Its / Its
    • We / Our / Ours
    • They / Their / Theirs
  • 143698605915.07.2015
    6.066Nesne zamirleri0 @ 100%536/6 ••• Practice
    her · him · it · me · them · us · you
    7 words

  • 143698665715.07.2015
    6.126Giyim0 @ 100%6212/12 ••• Practice
    clothes · coats · dresses · pants · shirts · shoes · skirt · suits · wear · wears
    10 words
  • 143741042120.07.2015
    6.426Fiiller: Geniş0 @ 100%7142/42 ••• Practice
    cook · cooks · design · find · go · goes · hear · hears · know · like · likes · listen · listens · loves · make · pays · play · plays · rains · run · runs · says · see · sees · sleeps · support · swim · swims · take · tell · use · walk · walks · want · wants · work · write · writes
    38 words

    Geniş zaman özellikle yinelenen iş ve alışkanlıkları, genel durumları belirtmek için kullanılır.

    Sadece 3. tekil şahıs (yani he/she/it ya da onların yerine geçecek şahıs adları) "s" takısı alır. diğer kişiler için fiil takısız olur:

    Örneğin içmek 'drink' fiili için:

    • I drink
    • you drink
    • he/she/it drinks
    • we drink
    • you drink
    • they drink
  • 143785387225.07.2015
    6.126Renkler0 @ 100%7312/12 ••• Practice
    black · blue · brown · colorful · colors · gray · green · orange · pink · purple · red · white · yellow
    13 words
  • 143785466525.07.2015
    6.126Sorular0 @ 100%8112/12 ••• Practice
    answer · do · does · have · how · question · what · what · when · where · which · which · who · whose · whose · why
    16 words
  • 143790172826.07.2015
    6.066Bağlaçlar0 @ 100%836/6 ••• Practice
    because · but · if · or · that · when · whenever · while
    8 words
  • 143793900026.07.2015
    6.246Edat0 @ 100%9224/24 ••• Practice
    about · after · against · among · as · at · behind · between · by · during · except · for · from · in · like · near · of · off · on · out · over · to · towards · under · with · without
    26 words

    AT= "Zaman" için saatlerle birlikte kullanılır (at 3 o'clock, at dinnertime, at sunset, at noon etc.) "Yer" için kullanılırken böyle belirsiz yerleri tarif etmek istediğinde kullan örn "I live AT the 5th street in Tampa Bay" veya yerini bildirirken "I am at the bus stop/at the bus station/at the store/at the airport." gibi.

    IN= -ZAMAN için günün üç bölümü için kullan örn "I work IN the mornings but not IN the evenings or afternoons". -Aylardan bahsederken kullanmalısın örn "She is planning to get a present for her boyfriend because his birthday is IN March." -Mevsimlerle kullan örn "We're heading out to California IN Spring/Summer..." -Yıllarla kullan örn "Einstein was born IN 1879." -Yüzyıllarla birlikte kullanılabilir örn "The Victorian era was a period IN the 19th century." YER olarak "içinde" demek örnekler: "The principle is IN the classroom", "My friend is IN Germany at the moment (ülkeler, kıtalar, şehirler olabilir)", "She is IN trouble (durum belirtirken)", "I'm IN the car/taxi (araba-taksi için kullanılır)".

    ON= ZAMAN olarak kullandığında "günler, günlerin sabah, öğle ve akşam vakitleri, tarih belirttiğinde, bayram gününü belirtirken" kullan. Örnekler: "In this country nobody works ON Sundays" "ON Friday morning I had to go out to see my doctor" "Republic Day in Turkey is celebrated ON 29th of October" "ON New Year's Eve we went to a night club in town." YER için biliyorsun üstünde demek on, bir de sağda-solda derken bir kalıp vardır (the building is on your right/on your left gibi), bir şeye binmiş olabilirsin "I'm ON the train coming to New York" gibi bir de telefondayım demek için de "I'm ON the phone" kalıbını diyebilirsin".

  • 144032047423.08.2015
    6.486Tarih ve Zaman0 @ 100%10148/48 ••• Practice
    afternoons · calendars · monday · morning · night · time · today · tomorrow · tonight · tuesdays · until
    11 words
  • 144073105128.08.2015
    6.186Aile0 @ 100%10318/18 ••• Practice
    brother · daughter · fathers · husband · mother · parent · sibling · sister · sons · wives
    10 words
  • 144169227908.09.2015
    6.246Meslekler0 @ 100%11224/24 ••• Practice
    author · careers · director · doctor · jobs · models · police · staff · student · works
    10 words
  • 1669645756
    6.546Sıfatlar 10 @ 100%12154/54 ••• Practice
    afraid · alive · available · beautiful · bilingual · clean · convenient · cultural · different · dirty · efficient · excellent · expensive · familiar · famous · final · frequent · future · general · historical · human · important · impossible · independent · interesting · left · legal · little · living · local · main · military · minimum · modern · necessary · negative · next · normal · official · open · opposite · own · perfect · personal · popular · positive · possible · private · professional · real · recent · religious · responsible · sad · same · serious · special · tired · traditional · whole · wooden · wrong
    62 words
  • 144334432027.09.2015
    6.426Fiiller: Geniş 20 @ 100%12342/42 ••• Practice
    answers · ask · believe · call · change · come · comes · consider · ends · fail · feel · follow · hope · include · includes · live · look · makes · mark · needs · offer · offers · open · pass · present · raise · remember · rest · return · returns · save · searches · seems · shows · sign · starts · stop · takes · thank · think · trust · wish · works
    43 words
  • 144367421901.10.2015
    6.486Zarflar0 @ 100%13248/48 ••• Practice
    again · almost · already · also · always · anywhere · approximately · as · away · clearly · completely · currently · definitely · easily · else · enough · especially · even · ever · exactly · far · finally · generally · here · however · just · late · later · least · more · much · necessarily · neither · never · nor · normally · now · once · only · perfectly · possibly · pretty · really · slowly · so · sometimes · soon · still · then · there · together · too · twice · usually · very · well · yet
    57 words
  • 144467844212.10.2015
    6.546Yerler0 @ 100%14154/54 ••• Practice
    airport · along · bathrooms · beaches · city · hotel · house · into · kitchens · restaurants · street · yard
    12 words
  • 144511745518.10.2015
    6.606Nesneler0 @ 100%14360/60 ••• Practice
    beds · bottle · bowls · chair · computers · magazines · scissors · spoons · tables · televisions · through · tv · window
    13 words
  • 144536764920.10.2015
    6.186İnsanlar0 @ 100%15218/18 ••• Practice
    babies · boyfriends · committees · conference · enemy · friend · girlfriends · human · people · persons · public
    11 words
  • 144647863102.11.2015
    6.426Seyahat0 @ 100%16142/42 ••• Practice
    abroad · airplanes · america · american · around · bicycle · boats · buses · car · china · chinese · drive · england · europe · european · france · french · germany · international · italian · motorcycles · south · suitcases · train · travel · travels · turn · turns
    28 words
  • 144710407310.11.2015
    6.246Belirteç0 @ 100%16224/24 ••• Practice
    all · all · another · any · anybody · anything · both · each · every · everybody · everyone · everything · few · no · nobody · none · nothing · one · other · someone · something · such · that · that · these · these · this · this · those · those
    30 words
  • 144830213223.11.2015
    6.426Sayılar0 @ 100%16342/42 ••• Practice
    amount · average · eight · eighteen · eighty · eleven · enough · fifteen · fifty · first · five · forty · four · fourteen · fourth · half · hundred · last · less · majority · many · meter · million · more · much · nine · nineteen · ninety · one · pair · per · seven · seventeen · seventy · six · sixteen · sixty · some · sum · ten · third · thirteen · thirty · thousands · three · total · twelve · twenty · two
    49 words
  • 144857256727.11.2015
    6.606Fiiller: Geniş 30 @ 100%17160/60 ••• Practice
    adds · agree · allows · announce · appear · appears · arrive · asks · assumes · begins · believes · calls · contains · continues · count · counts · creates · cuts · deliver · delivers · demands · dry · explains · feels · fill · finds · fits · fly · follows · gets · gives · helps · import · introduce · knows · leaves · lives · looks · mix · opens · presents · produces · put · puts · receives · reserve · reserves · respect · serves · sets · signs · sing · spend · supports · talks · tells · thinks · tries · uses · visits · watches · wins · wishes
    63 words
  • 145016401015.12.2015
    6.306Eğitim0 @ 100%17330/30 ••• Practice
    course · education · library · meaning · notes · pens · programs · schools · sections · studies · teacher · teaching · training
    13 words
  • 145020466215.12.2015
    6.606Fiiller: Geçmiş0 @ 100%18160/60 ••• Practice
    answered · appeared · ate · born · called · came · cooked · decided · died · drank · entered · explained · fell · felt · finished · found · gave · had · happened · heard · informed · introduced · kept · knew · left · liked · listened · looked · lost · loved · made · opened · performed · played · rained · reached · recently · returned · said · saw · seemed · showed · spoke · started · stayed · stopped · supported · talked · thought · told · took · touched · tried · turned · used · walked · wanted · was · watched · went · were · won · wrote · yesterday
    64 words
  • 145020495815.12.2015
    6.546Fiiller: Mastar Hali0 @ 100%18354/54 ••• Practice
    add · be · buy · call · change · close · come · cook · create · do · does · enter · get · give · have · help · keep · learn · let · look · love · need · pay · place · rain · rent · say · see · sell · set · show · sleep · speak · start · study · swim · think · touch · try · visit · walk · write
    42 words
  • 145020526515.12.2015
    6.306Fiiller: Geçmiş 20 @ 100%19230/30 ••• Practice
    did · drink · eat · go · hear · like · make · say · see · tell
    10 words
  • 145020572415.12.2015
    6.606Soyut Nesneler 10 @ 100%20160/60 ••• Practice
    groups · list · loves · order · parts · review · service · systems · views · ways
    10 words
  • 145020850515.12.2015
    6.426Dereceli sıfatlar0 @ 100%20342/42 ••• Practice
    able · alone · bad · best · better · big · bigger · cheaper · cleaner · clear · cold · deep · fair · fast · free · full · good · great · happy · hard · hot · large · less · long · new · nice · old · older · poor · prettier · pretty · pure · ready · rich · sharp · short · simple · small · smaller · strong · sure · sweet · tall · than · true · weak · worse · worst · young · younger
    50 words
  • 145020994115.12.2015
    6.546Fiiller: Yakın Geçmiş Zaman0 @ 100%21254/54 ••• Practice
    ago · been · before · cooked · has · have · played · previous · previously · rained · read · since · walked · wanted
    14 words
  • 145027440216.12.2015
    6.546Fiiller: Mastar Hali 20 @ 100%22154/54 ••• Practice
    accept · achieve · affect · allow · analyze · answer · appear · apply · assume · avoid · beat · begin · belong · build · choose · continue · count · cover · cut · define · develop · die · exist · explain · feel · finish · fit · forget · hate · how · improve · increase · leave · lets · lose · meet · miss · prepare · prevent · produce · reach · recover · remember · repeat · respond · serve · shut · stay · suffer · talk · though · understand · wait · wake · win
    55 words
  • 145028778416.12.2015
    6.066İlgi zamirleri0 @ 100%2236/6 ••• Practice
    what · where · which · who · whom · whose
    6 words

    İlgi zamirleri iki cümleyi birleştirmek için kullanılır. Birleştirilen cümlelerden ikincisi ilkiyle ilgili bir bilgi verir.

    • which: cansızlar ve hayvanlar için
    • who/whom: insanlar için
    • that: which veya who yerine kullanılabilir
    • where: yer bilgisi için

    Genel olarak bunlar Türkçeye -idik ekiyle çevrilir (sevdiğim, bildiğin, doğduğu gibi).

    • whose: aitlik bilgisi verir. "olan" şeklinde ya da "-an" ekiyle çevrilir (yaşayan, doğan...)

    • of which, of what: bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılırlar. "olan" şeklinde çevrilirler.

  • 145042712218.12.2015
    6.246Fiiller: -miş+hikaye0 @ 100%23224/24 ••• Practice
    called · come · eaten · found · given · had · heard · taken · walked · written
    10 words
  • 145052993919.12.2015
    6.606Soyut Nesneler 20 @ 100%24160/60 ••• Practice
    attention · benefits · competitions · efforts · interests · life · religions · respect · situation · title
    10 words
  • 145047173218.12.2015
    6.066Dönüşlü zamirler0 @ 100%2426/6 ••• Practice
    herself · himself · itself · myself · ourselves · themselves · yourself · yourselves
    8 words
  • 145047131518.12.2015
    6.366Doğa0 @ 100%24336/36 ••• Practice
    down · flower · grasses · moon · rains · seas · skies · suns · tree · up · volcano · worlds
    12 words
  • 145061966720.12.2015
    6.426Fiiller: İsim Fiil0 @ 100%25142/42 ••• Practice
    calling · coming · cooking · doing · drinking · eating · following · getting · giving · going · happening · having · including · leaving · looking · making · paying · playing · raining · reading · running · saying · seeing · sitting · sleeping · speaking · starting · studying · swimming · taking · talking · thinking · touching · trying · waiting · walking · watching · wearing · working · writing
    40 words
  • 145053210319.12.2015
    6.246Spor0 @ 100%25324/24 ••• Practice
    ball · exercise · exercises · games · goals · jump · jumps · kick · paths · player · points · scored · sport · step · team · walk
    16 words
  • 145062025720.12.2015
    6.246Sanat0 @ 100%26124/24 ••• Practice
    arts · cameras · films · flute · movie · musical · musics · opening · painting · photo · picture · style · violins
    13 words
  • 145062053720.12.2015
    6.186İletişim0 @ 100%26318/18 ••• Practice
    channels · comment · communication · information · network · news · press · searches · stories · texts
    10 words
  • 145062241620.12.2015
    6.426Tıp0 @ 100%27142/42 ••• Practice
    bodies · cares · emergencies · eye · hands · heads · health · helps · ill · sick · treatment
    11 words
  • 145072582021.12.2015
    6.606Fiiller: Gelecek0 @ 100%27260/60 ••• Practice
    add · be · break · call · change · choose · come · continue · cook · will
    10 words
  • 145063948220.12.2015
    6.426Politika0 @ 100%27342/42 ••• Practice
    court · governments · law · national · president · safety · securities · societies · tax · war
    10 words
  • 145089609823.12.2015
    6.546Fiiller: İfadesel Gelecek Zaman0 @ 100%28154/54 ••• Practice
    achieve · add · allow · apply · arrive · ask · assume · be · believe · going
    10 words
  • 145089462923.12.2015
    6.426Bilim0 @ 100%28342/42 ••• Practice
    alcohol · analyses · article · decrease · details · discover · electric · energies · line · project · research · sciences · sizes · technologies
    14 words
  • 145089931523.12.2015
    6.126Gelecekte tamamlanmışlık0 @ 100%29212/12 ••• Practice
    called · created · decided · died · found · have · received · sent · taken · will
    10 words
  • 145098512524.12.2015
    6.306İşletme0 @ 100%30130/30 ••• Practice
    advertising · board · businesses · card · costs · credit · dollar · global · industries · insurances · moneys · products · sales
    13 words
  • 145098572824.12.2015
    6.066Fiiller: Kiplik0 @ 100%3036/6 ••• Practice
    can · cannot · could · may · must · should · would
    7 words
  • 145098680724.12.2015
    6.126Olaylar0 @ 100%31112/12 ••• Practice
    action · attacks · battle · death · delivery · discussion · noises · starts · stops · traffic
    10 words
  • 145103352425.12.2015
    6.126Fiiller: Şartlı Geçmiş0 @ 100%31212/12 ••• Practice
    been · changed · considered · discovered · had · have · managed · opened · would · written
    10 words
  • 145104142125.12.2015
    6.126Nitelikler0 @ 100%31312/12 ••• Practice
    beauty · difference · expression · forces · identity · importances · looks · luck · powers · quality
    10 words
0.026

··········· Table of Contents ···········

Temeller 2 updated 2018-10-24

Belirli Harfitarif: The

Her İngilizce öğrenen Türkün kafasını en çok karıştıran şey the, yani belirli harfitarif, bilindik bir nesneden bahsederken kullanılır. Kafamızı karıştırmasının sebebi tabii ki dilimizde tam olarak karşılığı olmaması. Ama aslında, cümledeki “nesne”de kullaınıldığı zaman dilimizde bir karşılığı var, “ismin belirtme hali”. Örneklerle kullanıldığı yerleri ve çevirileri özetlersek:

1 “ismin –i hali” durumu. yani cümledeki nesnenin belirli bi nesne olması:

  • The men eat apples: Adamlar elma yer (Herhangi bir elma)
  • The men eat the apples: Adamlar elmaları yer.
  • The men eat the apple: Adamlar elma yer. (Belirli bir elma, karşımızdaki hangi elmadan bahsettiğimizin farkında)

(Türkçede bazı fiiller ismin -e halini gerektirdiğinden bu durum orada geçerli değildir "I look at the mirror" ya da "I look at a mirror" ikisi de "aynaya bakarım" şeklinde çevrilebilir. ama nesne tekilse a ya da the'dan birinin kullanılması gerekir)

2 Belirli, daha önceden bahsettiğimiz bir özne olması durumu:

My mother was sick yesterday. I called a doctor. The doctor arrived soon and gave her some medicine. (Burada bir önceki cümlede doktordan bahsettiğimiz için 3. cümledeki “doktor” belirli hale gelir, the kullanmak şarttır.)

3 ..have/has the…” cümleleri En çok kafa karıştıran cümleler bunlar, çünkü “the” girince araya Türkçedeki cümlenin yapısı tamamen değişiyor. Bunu da örnekle açıklamıştım daha önce:

  • Should we buy some plates for Selcen? (Selcen için tabak alsak mı?)
  • No, the girl has plates. (Hayır kızın –Selcen’in- tabakları var)

  • Where are the plates we bought yesterday? (Dün aldığımız tabaklar nerede?)

  • Selcen has the plates. (Tabaklar Selcen’de. Selcen’in tabakları var yanlış!)

ek: peki ya belirli bir nesnenin birini ait olduğunu söylemek istersek ne kullanacağız? o zaman "possessive pronoun" yani iyelik zamiri kullanmalıyız. yani "the plates are hers" ya da "the plates are Selcen's" ya da "the plates belong to Selcen".

4 the'yı her zaman kullanmamız gereken yerler

  • doğayla ilgili, evrende bir tane olan şeyler. örneğin: the world , the moon, the sky, the sun, the North pole, the universe gibi

  • yine bir tane olan, özel coğrafi yerler için. örneğin: the Alps, the river Rhine, the Black Sea, the Pacific Ocean

  • Birleşik devletlerden ve impratorluklardan oluşan ülkeler: the United States of America, the United Kingdom, the United Arabic Emirates, the Ottoman Empire

  • topluca bir gruptan bahsetmek için: the Turkish (Türkler), the rich (zenginler), the Öztürks (Öztürkler yani Öztürk ailesi)

  • sıralama sayıları: the first, the fifth, the tenth

  • müzik aletleri: the piano, the violin

5 church ( kilise ), mosque ( cami ), hospital ( hastane ), prison ( hapishane ), school ( okul ) gibi kelimeler, bina olarak düşünülüyorsa the kullanılır ama iş/ibadet/eğitim gibi amaçlarla gidildiğinde the kullanılamaz. Yani cuma günü camiye namaz kılmaya gidiyorsanız “I go to mosque”, ama Sultan Ahmet Camii’ne turist olarak gidiyorsanız “I go to the mosque” kullanılır.

Kısaca Çoğullar

  • İngilizcede genel olarak çoğul yapmak için kelimelerin sonuna -s eki getirilir. Örneğin: books, boys, girls, vs.
  • Ancak bazı kelimelerin çoğulları tamamen düzensizdir (irregular). Örneğin: child/children, woman/women, man/men
  • Ayrıca, bazı kelimeler İngilizcede “sayılamaz” (uncountable) olarak değerlendirilir ve çoğul yapılamaz. Örneğin: milk, bread, water

Çoğullar updated 2018-10-24

İngilizcede genel olarak "çoğul" yapmak için kelimelerin sonuna "-s" eki getirilir.

Örneğin: books, boys, girls, vs. Ancak bir çok kelime bu kurala uymaz (düzensiz/irregular):

  • -o ile biten bazı kelimeler -s yerine -es ile çoğul olur. Örneğin: potato/potatoes, tomato/tomatoes, hero/heroes ama piano/pianos, photo/photos, vs.
  • -fe veya -f ile biten kelimelerde f v’ye dönüşerek ves olarak çoğul olur. Örneğin: knife/knives, wife/wives, half/halves, wolf/wolves, vs.
  • -is ile biten bazı kelimeler -es ile çoğul olur. Örneğin: analysis/analyses, thesis/theses, vs.
  • -us ile biten bazı kelimeler -i ile çoğul olur. Örneğin: cactus/cacti, vs.
  • -on ile biten bazı kelimeler -a ile çoğul olur. Örneğin: criterion/criteria, phenomenon/phenomena, vs.
  • sessiz harfi takip eden -y ile biten kelimelerde y i’ye dönüşerek ies olarak çoğul olur. Örneğin: cherry/cherries, lady/ladies, vs. AMA y’den önce sesli varsa, sadece –s eklenir, örneğin days, trays, boys, vs.
  • Ancak bazı kelimelerin çoğulları tamamen düzensizdir (irregular). Örneğin: child/children, woman/women, man/men, foot/feet, person/people (bazı durumlarda persons kullanılabilir), tooth/teeth, mouse/mice, vs.
  • Bazı kelimelerin (özellikle hayvan isimlerinin) çoğulları tekilleriyle aynıdır. Örneğin: bison, buffalo, deer, fish, moose, pike, sheep, salmon, squid, vs. Ancak bilimsel olarak kullanıldıklarında, mesela tür adından bahsederken çoğul hale gelebilirler. Örneğin: “The fishes of this lake are bass and trout.”.
  • Species, news, series gibi kelimeler çoğul gibi görünse de, hem tekil hem çoğul olarak kullanılabilir.

Diller birbirine birebir çevrilemediği gibi, çoğulluk-tekillik de her zaman çevrilemez. Genel ifadelerde Türkçede tekil, İngilizcede ise çoğul kullanıyoruz. Örnek vermek gerekirse, Türkçede Adamlar elmalar yer(ler) diye bir cümle olmaz, genel olarak adamların elma yediğini belirtmek içinAdamlar elma yer(ler)deriz. İngilizcede ise bu tip genel ifadeler için çoğul kullanılır: The men eat apples şeklinde. Şimdi aşağıdaki örneklere bakalım:

  • The men eat apples: Adamlar elma yer
  • The men eat apple: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
  • The men eat an apple: Adamlar (bir) elma yer.
  • The men eat five apples: Adamlar beş elma yer. Adamlar beş elmalar yer Türkçe dilbilgisi açısından yanlıştır
  • The men eat the apples: Adamlar elmaları yer.
  • The men eat the apple: Adamlar elmayı yer.

İngilizcede çoğulluk durumununsa bir istisnası var, sayılamayan nesneler, yani uncountable nouns. Bununla ilgili şu yoruma bakın: http://www.duolingo.com/comment/1432522. Şuradaki listeye de göz atabilirsiniz. http://www.englishclub.com/vocabulary/nouns-uncountable-list.htm Bu tip nesnelerin çoğulu olmadığından tekil kullanılır:

  • The men eat bread: Adamlar ekmek yer
  • The men eat breads: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
  • The men eat a bread: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
  • The men eat a loaf of bread: Adamlar bir somun ekmek yer.
  • The men eat five loaves of bread: Adamlar beş somun ekmek yer.
  • The men eat the bread: Adamlar ekmeği yer
  • The men eat the breads: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz

İyelik updated 2018-10-24

İyelik sıfatları kendilerinden sonra gelen nesneleri tanımlarken, iyelik zamirleri bu nesnelerin yerini tutar.

Mesela:

This is my apple. (Bu benim elmam) AMA This apple is mine. (Bu elma benim)

Özne Zamiri/İyelik Sıfatı/İyelik Zamiri:

  • I / My / Mine
  • You / Your / Yours
  • He / His / His
  • She / Her / Hers
  • It / Its / Its
  • We / Our / Ours
  • They / Their / Theirs

Nesne zamirleri updated 2018-10-24

Fiiller: Geniş updated 2018-10-24

Geniş zaman özellikle yinelenen iş ve alışkanlıkları, genel durumları belirtmek için kullanılır.

Sadece 3. tekil şahıs (yani he/she/it ya da onların yerine geçecek şahıs adları) "s" takısı alır. diğer kişiler için fiil takısız olur:

Örneğin içmek 'drink' fiili için:

  • I drink
  • you drink
  • he/she/it drinks
  • we drink
  • you drink
  • they drink

Edat updated 2018-10-24

AT= "Zaman" için saatlerle birlikte kullanılır (at 3 o'clock, at dinnertime, at sunset, at noon etc.) "Yer" için kullanılırken böyle belirsiz yerleri tarif etmek istediğinde kullan örn "I live AT the 5th street in Tampa Bay" veya yerini bildirirken "I am at the bus stop/at the bus station/at the store/at the airport." gibi.

IN= -ZAMAN için günün üç bölümü için kullan örn "I work IN the mornings but not IN the evenings or afternoons". -Aylardan bahsederken kullanmalısın örn "She is planning to get a present for her boyfriend because his birthday is IN March." -Mevsimlerle kullan örn "We're heading out to California IN Spring/Summer..." -Yıllarla kullan örn "Einstein was born IN 1879." -Yüzyıllarla birlikte kullanılabilir örn "The Victorian era was a period IN the 19th century." YER olarak "içinde" demek örnekler: "The principle is IN the classroom", "My friend is IN Germany at the moment (ülkeler, kıtalar, şehirler olabilir)", "She is IN trouble (durum belirtirken)", "I'm IN the car/taxi (araba-taksi için kullanılır)".

ON= ZAMAN olarak kullandığında "günler, günlerin sabah, öğle ve akşam vakitleri, tarih belirttiğinde, bayram gününü belirtirken" kullan. Örnekler: "In this country nobody works ON Sundays" "ON Friday morning I had to go out to see my doctor" "Republic Day in Turkey is celebrated ON 29th of October" "ON New Year's Eve we went to a night club in town." YER için biliyorsun üstünde demek on, bir de sağda-solda derken bir kalıp vardır (the building is on your right/on your left gibi), bir şeye binmiş olabilirsin "I'm ON the train coming to New York" gibi bir de telefondayım demek için de "I'm ON the phone" kalıbını diyebilirsin".

İlgi zamirleri updated 2018-10-24

İlgi zamirleri iki cümleyi birleştirmek için kullanılır. Birleştirilen cümlelerden ikincisi ilkiyle ilgili bir bilgi verir.

  • which: cansızlar ve hayvanlar için
  • who/whom: insanlar için
  • that: which veya who yerine kullanılabilir
  • where: yer bilgisi için

Genel olarak bunlar Türkçeye -idik ekiyle çevrilir (sevdiğim, bildiğin, doğduğu gibi).

  • whose: aitlik bilgisi verir. "olan" şeklinde ya da "-an" ekiyle çevrilir (yaşayan, doğan...)

  • of which, of what: bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılırlar. "olan" şeklinde çevrilirler.


7 skills with tips and notes

 
5.286