Join our all-new Duome Forum to rediscover what was lost with Duolingo Forum closing and more...
Streak Hall of Fame
54

Tuncay5698931

Tuncay

310274 XP#62668
330
1702#26742
15616#19628.

Learning English from Turkish

Level 25 · 310274 XP
280274 XP beyond level 25

Tree: Legendary
100% complete

Crowns: 330
You conquered all crowns

Skills: 55
You finished every skill

Lessons: 285
You finished every lesson

Lexemes: 1952
You have seen every word available

Strength: 100%
550000

Created: 2015-10-10
Last Goal: 2022-07-01
Daily Goal: 30 XP
Timezone: UTC+3

Last update: 2022-06-01 06:34:56 GMT+3


130160211

XP per Skill (4 weeks)raw

Temeller 1
40XP
Temeller 2
40XP
Yaygın İfadeler
 
Yemekler
 
Hayvanlar
 
Çoğullar
 
İyelik
 
Nesne zamirleri
 
Giyim
 
Fiiller: Geniş
 
Renkler
 
Sorular
 
Bağlaçlar
 
Edat
 
Tarih ve Zaman
 
Aile
 
Meslekler
 
Sıfatlar 1
20XP
Fiiller: Geniş 2
40XP
Zarflar
20XP
Yerler
 
Nesneler
20XP
İnsanlar
 
Seyahat
20XP
Belirteç
 
Sayılar
40XP
Fiiller: Geniş 3
40XP
Eğitim
 
Fiiller: Geçmiş
 
Fiiller: Mastar Hali
20XP
Fiiller: Geçmiş 2
20XP
Soyut Nesneler 1
40XP
Dereceli sıfatlar
20XP
Fiiller: Yakın Geçmiş Zaman
20XP
Fiiller: Mastar Hali 2
20XP
İlgi zamirleri
 
Fiiller: -miş+hikaye
20XP
Soyut Nesneler 2
40XP
Dönüşlü zamirler
20XP
Doğa
40XP
Fiiller: İsim Fiil
40XP
Spor
40XP
Sanat
20XP
İletişim
 
Tıp
60XP
Fiiller: Gelecek
40XP
Politika
40XP
Fiiller: İfadesel Gelecek Zaman
40XP
Bilim
40XP
Gelecekte tamamlanmışlık
20XP
İşletme
20XP
Fiiller: Kiplik
20XP
Olaylar
 
Fiiller: Şartlı Geçmiş
 
Nitelikler
20XP

Skills by StrengthCrownsDateNameOriginal Order

  • 144456806911.10.2015 •••   6.186Temeller 10 @ 100%1218/18
    I · a · am · an · and · apple · boy · bread · drink · drinks · eat · eats · girl · he · i · is · man · she · the · water · woman
    21 words
  • 144456807011.10.2015 •••   6.186Temeller 20 @ 100%2118/18
    are · book · boys · child · children · girls · has · men · menu · milk · newspaper · read · reads · rice · sandwich · they · we · women · you
    19 words

    Belirli Harfitarif: The

    Her İngilizce öğrenen Türkün kafasını en çok karıştıran şey the, yani belirli harfitarif, bilindik bir nesneden bahsederken kullanılır. Kafamızı karıştırmasının sebebi tabii ki dilimizde tam olarak karşılığı olmaması. Ama aslında, cümledeki “nesne”de kullaınıldığı zaman dilimizde bir karşılığı var, “ismin belirtme hali”. Örneklerle kullanıldığı yerleri ve çevirileri özetlersek:

    1 “ismin –i hali” durumu. yani cümledeki nesnenin belirli bi nesne olması:

    • The men eat apples: Adamlar elma yer (Herhangi bir elma)
    • The men eat the apples: Adamlar elmaları yer.
    • The men eat the apple: Adamlar elma yer. (Belirli bir elma, karşımızdaki hangi elmadan bahsettiğimizin farkında)

    (Türkçede bazı fiiller ismin -e halini gerektirdiğinden bu durum orada geçerli değildir "I look at the mirror" ya da "I look at a mirror" ikisi de "aynaya bakarım" şeklinde çevrilebilir. ama nesne tekilse a ya da the'dan birinin kullanılması gerekir)

    2 Belirli, daha önceden bahsettiğimiz bir özne olması durumu:

    My mother was sick yesterday. I called a doctor. The doctor arrived soon and gave her some medicine. (Burada bir önceki cümlede doktordan bahsettiğimiz için 3. cümledeki “doktor” belirli hale gelir, the kullanmak şarttır.)

    3 ..have/has the…” cümleleri En çok kafa karıştıran cümleler bunlar, çünkü “the” girince araya Türkçedeki cümlenin yapısı tamamen değişiyor. Bunu da örnekle açıklamıştım daha önce:

    • Should we buy some plates for Selcen? (Selcen için tabak alsak mı?)
    • No, the girl has plates. (Hayır kızın –Selcen’in- tabakları var)

    • Where are the plates we bought yesterday? (Dün aldığımız tabaklar nerede?)

    • Selcen has the plates. (Tabaklar Selcen’de. Selcen’in tabakları var yanlış!)

    ek: peki ya belirli bir nesnenin birini ait olduğunu söylemek istersek ne kullanacağız? o zaman "possessive pronoun" yani iyelik zamiri kullanmalıyız. yani "the plates are hers" ya da "the plates are Selcen's" ya da "the plates belong to Selcen".

    4 the'yı her zaman kullanmamız gereken yerler

    • doğayla ilgili, evrende bir tane olan şeyler. örneğin: the world , the moon, the sky, the sun, the North pole, the universe gibi

    • yine bir tane olan, özel coğrafi yerler için. örneğin: the Alps, the river Rhine, the Black Sea, the Pacific Ocean

    • Birleşik devletlerden ve impratorluklardan oluşan ülkeler: the United States of America, the United Kingdom, the United Arabic Emirates, the Ottoman Empire

    • topluca bir gruptan bahsetmek için: the Turkish (Türkler), the rich (zenginler), the Öztürks (Öztürkler yani Öztürk ailesi)

    • sıralama sayıları: the first, the fifth, the tenth

    • müzik aletleri: the piano, the violin

    5 church ( kilise ), mosque ( cami ), hospital ( hastane ), prison ( hapishane ), school ( okul ) gibi kelimeler, bina olarak düşünülüyorsa the kullanılır ama iş/ibadet/eğitim gibi amaçlarla gidildiğinde the kullanılamaz. Yani cuma günü camiye namaz kılmaya gidiyorsanız “I go to mosque”, ama Sultan Ahmet Camii’ne turist olarak gidiyorsanız “I go to the mosque” kullanılır.

    Kısaca Çoğullar

    • İngilizcede genel olarak çoğul yapmak için kelimelerin sonuna -s eki getirilir. Örneğin: books, boys, girls, vs.
    • Ancak bazı kelimelerin çoğulları tamamen düzensizdir (irregular). Örneğin: child/children, woman/women, man/men
    • Ayrıca, bazı kelimeler İngilizcede “sayılamaz” (uncountable) olarak değerlendirilir ve çoğul yapılamaz. Örneğin: milk, bread, water
  • 144456807011.10.2015 •••   6.186Yaygın İfadeler0 @ 100%2318/18
    bye · english · fine · goodbye · hello · morning · night · no · not · please · sorry · speaks · thanks · yes · you
    15 words
  • 144456807011.10.2015 •••   6.246Yemekler0 @ 100%3124/24
    beef · beer · breakfast · cheese · chicken · coffee · dinner · egg · fish · food · fruit · juice · lemon · lunch · meal · meat · oil · orange · pasta · plate · pork · salt · soup · strawberry · sugar · tea · tomato · vegetarian · wine
    29 words
  • 144456807011.10.2015 •••   6.126Hayvanlar0 @ 100%3312/12
    animal · bear · bird · cat · crab · dog · duck · elephant · horse · mouse · spider · turtle
    12 words
  • 144456807011.10.2015 •••   6.126Çoğullar0 @ 100%4212/12
    animals · apples · birds · books · cats · dogs · ducks · elephants · horses · newspapers · plates · sandwiches · turtles
    13 words

    İngilizcede genel olarak "çoğul" yapmak için kelimelerin sonuna "-s" eki getirilir.

    Örneğin: books, boys, girls, vs. Ancak bir çok kelime bu kurala uymaz (düzensiz/irregular):

    • -o ile biten bazı kelimeler -s yerine -es ile çoğul olur. Örneğin: potato/potatoes, tomato/tomatoes, hero/heroes ama piano/pianos, photo/photos, vs.
    • -fe veya -f ile biten kelimelerde f v’ye dönüşerek ves olarak çoğul olur. Örneğin: knife/knives, wife/wives, half/halves, wolf/wolves, vs.
    • -is ile biten bazı kelimeler -es ile çoğul olur. Örneğin: analysis/analyses, thesis/theses, vs.
    • -us ile biten bazı kelimeler -i ile çoğul olur. Örneğin: cactus/cacti, vs.
    • -on ile biten bazı kelimeler -a ile çoğul olur. Örneğin: criterion/criteria, phenomenon/phenomena, vs.
    • sessiz harfi takip eden -y ile biten kelimelerde y i’ye dönüşerek ies olarak çoğul olur. Örneğin: cherry/cherries, lady/ladies, vs. AMA y’den önce sesli varsa, sadece –s eklenir, örneğin days, trays, boys, vs.
    • Ancak bazı kelimelerin çoğulları tamamen düzensizdir (irregular). Örneğin: child/children, woman/women, man/men, foot/feet, person/people (bazı durumlarda persons kullanılabilir), tooth/teeth, mouse/mice, vs.
    • Bazı kelimelerin (özellikle hayvan isimlerinin) çoğulları tekilleriyle aynıdır. Örneğin: bison, buffalo, deer, fish, moose, pike, sheep, salmon, squid, vs. Ancak bilimsel olarak kullanıldıklarında, mesela tür adından bahsederken çoğul hale gelebilirler. Örneğin: “The fishes of this lake are bass and trout.”.
    • Species, news, series gibi kelimeler çoğul gibi görünse de, hem tekil hem çoğul olarak kullanılabilir.

    Diller birbirine birebir çevrilemediği gibi, çoğulluk-tekillik de her zaman çevrilemez. Genel ifadelerde Türkçede tekil, İngilizcede ise çoğul kullanıyoruz. Örnek vermek gerekirse, Türkçede Adamlar elmalar yer(ler) diye bir cümle olmaz, genel olarak adamların elma yediğini belirtmek içinAdamlar elma yer(ler)deriz. İngilizcede ise bu tip genel ifadeler için çoğul kullanılır: The men eat apples şeklinde. Şimdi aşağıdaki örneklere bakalım:

    • The men eat apples: Adamlar elma yer
    • The men eat apple: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
    • The men eat an apple: Adamlar (bir) elma yer.
    • The men eat five apples: Adamlar beş elma yer. Adamlar beş elmalar yer Türkçe dilbilgisi açısından yanlıştır
    • The men eat the apples: Adamlar elmaları yer.
    • The men eat the apple: Adamlar elmayı yer.

    İngilizcede çoğulluk durumununsa bir istisnası var, sayılamayan nesneler, yani uncountable nouns. Bununla ilgili şu yoruma bakınız. Şuradaki listeye de göz atabilirsiniz. http://www.englishclub.com/vocabulary/nouns-uncountable-list.htm Bu tip nesnelerin çoğulu olmadığından tekil kullanılır:

    • The men eat bread: Adamlar ekmek yer
    • The men eat breads: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
    • The men eat a bread: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
    • The men eat a loaf of bread: Adamlar bir somun ekmek yer.
    • The men eat five loaves of bread: Adamlar beş somun ekmek yer.
    • The men eat the bread: Adamlar ekmeği yer
    • The men eat the breads: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
  • 144456807011.10.2015 •••   6.126İyelik0 @ 100%5112/12
    ' · 's · her · his · its · mine · my · our · ours · their · your · yours
    12 words

    İyelik sıfatları kendilerinden sonra gelen nesneleri tanımlarken, iyelik zamirleri bu nesnelerin yerini tutar.

    Mesela:

    This is my apple. (Bu benim elmam) AMA This apple is mine. (Bu elma benim)

    Özne Zamiri/İyelik Sıfatı/İyelik Zamiri:

    • I / My / Mine
    • You / Your / Yours
    • He / His / His
    • She / Her / Hers
    • It / Its / Its
    • We / Our / Ours
    • They / Their / Theirs
  • 144456807011.10.2015 •••   6.066Nesne zamirleri0 @ 100%536/6
    her · him · it · me · them · us · you
    7 words

  • 144456806911.10.2015 •••   6.126Giyim0 @ 100%6212/12
    clothes · coats · dresses · pants · shirts · shoes · skirt · suits · wear · wears
    10 words
  • 144457751411.10.2015 •••   6.426Fiiller: Geniş0 @ 100%7142/42
    cook · cooks · design · find · go · goes · hear · hears · know · like · likes · listen · listens · loves · make · pays · play · plays · rains · run · runs · says · see · sees · sleeps · support · swim · swims · take · tell · use · walk · walks · want · wants · work · write · writes
    38 words

    Geniş zaman özellikle yinelenen iş ve alışkanlıkları, genel durumları belirtmek için kullanılır.

    Sadece 3. tekil şahıs (yani he/she/it ya da onların yerine geçecek şahıs adları) "s" takısı alır. diğer kişiler için fiil takısız olur:

    Örneğin içmek 'drink' fiili için:

    • I drink
    • you drink
    • he/she/it drinks
    • we drink
    • you drink
    • they drink
  • 144458292711.10.2015 •••   6.126Renkler0 @ 100%7312/12
    black · blue · brown · colorful · colors · gray · green · orange · pink · purple · red · white · yellow
    13 words
  • 144459580411.10.2015 •••   6.126Sorular0 @ 100%8112/12
    answer · do · does · have · how · question · what · what · when · where · which · which · who · whose · whose · why
    16 words
  • 144459631611.10.2015 •••   6.066Bağlaçlar0 @ 100%836/6
    because · but · if · or · that · when · whenever · while
    8 words
  • 144467685312.10.2015 •••   6.246Edat0 @ 100%9224/24
    about · after · against · among · as · at · behind · between · by · during · except · for · from · in · like · near · of · off · on · out · over · to · towards · under · with · without
    26 words

    AT= "Zaman" için saatlerle birlikte kullanılır (at 3 o'clock, at dinnertime, at sunset, at noon etc.) "Yer" için kullanılırken böyle belirsiz yerleri tarif etmek istediğinde kullan örn "I live AT the 5th street in Tampa Bay" veya yerini bildirirken "I am at the bus stop/at the bus station/at the store/at the airport." gibi.

    IN= -ZAMAN için günün üç bölümü için kullan örn "I work IN the mornings but not IN the evenings or afternoons". -Aylardan bahsederken kullanmalısın örn "She is planning to get a present for her boyfriend because his birthday is IN March." -Mevsimlerle kullan örn "We're heading out to California IN Spring/Summer..." -Yıllarla kullan örn "Einstein was born IN 1879." -Yüzyıllarla birlikte kullanılabilir örn "The Victorian era was a period IN the 19th century." YER olarak "içinde" demek örnekler: "The principle is IN the classroom", "My friend is IN Germany at the moment (ülkeler, kıtalar, şehirler olabilir)", "She is IN trouble (durum belirtirken)", "I'm IN the car/taxi (araba-taksi için kullanılır)".

    ON= ZAMAN olarak kullandığında "günler, günlerin sabah, öğle ve akşam vakitleri, tarih belirttiğinde, bayram gününü belirtirken" kullan. Örnekler: "In this country nobody works ON Sundays" "ON Friday morning I had to go out to see my doctor" "Republic Day in Turkey is celebrated ON 29th of October" "ON New Year's Eve we went to a night club in town." YER için biliyorsun üstünde demek on, bir de sağda-solda derken bir kalıp vardır (the building is on your right/on your left gibi), bir şeye binmiş olabilirsin "I'm ON the train coming to New York" gibi bir de telefondayım demek için de "I'm ON the phone" kalıbını diyebilirsin".

  • 144483445714.10.2015 •••   6.486Tarih ve Zaman0 @ 100%10148/48
    afternoons · calendars · monday · morning · night · time · today · tomorrow · tonight · tuesdays · until
    11 words
  • 144483526214.10.2015 •••   6.186Aile0 @ 100%10318/18
    brother · daughter · fathers · husband · mother · parent · sibling · sister · sons · wives
    10 words
  • 144519545918.10.2015 •••   6.246Meslekler0 @ 100%11224/24
    author · careers · director · doctor · jobs · models · police · staff · student · works
    10 words
  • 1688213178 •••   6.546Sıfatlar 10 @ 100%12154/54
    afraid · alive · available · beautiful · bilingual · clean · convenient · cultural · different · dirty · efficient · excellent · expensive · familiar · famous · final · frequent · future · general · historical · human · important · impossible · independent · interesting · left · legal · little · living · local · main · military · minimum · modern · necessary · negative · next · normal · official · open · opposite · own · perfect · personal · popular · positive · possible · private · professional · real · recent · religious · responsible · sad · same · serious · special · tired · traditional · whole · wooden · wrong
    62 words
  • 144551952022.10.2015 •••   6.426Fiiller: Geniş 20 @ 100%12342/42
    answers · ask · believe · call · change · come · comes · consider · ends · fail · feel · follow · hope · include · includes · live · look · makes · mark · needs · offer · offers · open · pass · present · raise · remember · rest · return · returns · save · searches · seems · shows · sign · starts · stop · takes · thank · think · trust · wish · works
    43 words
  • 144569165924.10.2015 •••   6.486Zarflar0 @ 100%13248/48
    again · almost · already · also · always · anywhere · approximately · as · away · clearly · completely · currently · definitely · easily · else · enough · especially · even · ever · exactly · far · finally · generally · here · however · just · late · later · least · more · much · necessarily · neither · never · nor · normally · now · once · only · perfectly · possibly · pretty · really · slowly · so · sometimes · soon · still · then · there · together · too · twice · usually · very · well · yet
    57 words
  • 144604761528.10.2015 •••   6.546Yerler0 @ 100%14154/54
    airport · along · bathrooms · beaches · city · hotel · house · into · kitchens · restaurants · street · yard
    12 words
  • 144618115130.10.2015 •••   6.606Nesneler0 @ 100%14360/60
    beds · bottle · bowls · chair · computers · magazines · scissors · spoons · tables · televisions · through · tv · window
    13 words
  • 144639259501.11.2015 •••   6.186İnsanlar0 @ 100%15218/18
    babies · boyfriends · committees · conference · enemy · friend · girlfriends · human · people · persons · public
    11 words
  • 144646190402.11.2015 •••   6.426Seyahat0 @ 100%16142/42
    abroad · airplanes · america · american · around · bicycle · boats · buses · car · china · chinese · drive · england · europe · european · france · french · germany · international · italian · motorcycles · south · suitcases · train · travel · travels · turn · turns
    28 words
  • 144648278602.11.2015 •••   6.246Belirteç0 @ 100%16224/24
    all · all · another · any · anybody · anything · both · each · every · everybody · everyone · everything · few · no · nobody · none · nothing · one · other · someone · something · such · that · that · these · these · this · this · those · those
    30 words
  • 144658345103.11.2015 •••   6.426Sayılar0 @ 100%16342/42
    amount · average · eight · eighteen · eighty · eleven · enough · fifteen · fifty · first · five · forty · four · fourteen · fourth · half · hundred · last · less · majority · many · meter · million · more · much · nine · nineteen · ninety · one · pair · per · seven · seventeen · seventy · six · sixteen · sixty · some · sum · ten · third · thirteen · thirty · thousands · three · total · twelve · twenty · two
    49 words
  • 144684123606.11.2015 •••   6.606Fiiller: Geniş 30 @ 100%17160/60
    adds · agree · allows · announce · appear · appears · arrive · asks · assumes · begins · believes · calls · contains · continues · count · counts · creates · cuts · deliver · delivers · demands · dry · explains · feels · fill · finds · fits · fly · follows · gets · gives · helps · import · introduce · knows · leaves · lives · looks · mix · opens · presents · produces · put · puts · receives · reserve · reserves · respect · serves · sets · signs · sing · spend · supports · talks · tells · thinks · tries · uses · visits · watches · wins · wishes
    63 words
  • 144689849007.11.2015 •••   6.306Eğitim0 @ 100%17330/30
    course · education · library · meaning · notes · pens · programs · schools · sections · studies · teacher · teaching · training
    13 words
  • 144696988708.11.2015 •••   6.606Fiiller: Geçmiş0 @ 100%18160/60
    answered · appeared · ate · born · called · came · cooked · decided · died · drank · entered · explained · fell · felt · finished · found · gave · had · happened · heard · informed · introduced · kept · knew · left · liked · listened · looked · lost · loved · made · opened · performed · played · rained · reached · recently · returned · said · saw · seemed · showed · spoke · started · stayed · stopped · supported · talked · thought · told · took · touched · tried · turned · used · walked · wanted · was · watched · went · were · won · wrote · yesterday
    64 words
  • 144692243207.11.2015 •••   6.546Fiiller: Mastar Hali0 @ 100%18354/54
    add · be · buy · call · change · close · come · cook · create · do · does · enter · get · give · have · help · keep · learn · let · look · love · need · pay · place · rain · rent · say · see · sell · set · show · sleep · speak · start · study · swim · think · touch · try · visit · walk · write
    42 words
  • 144698113708.11.2015 •••   6.306Fiiller: Geçmiş 20 @ 100%19230/30
    did · drink · eat · go · hear · like · make · say · see · tell
    10 words
  • 144707951009.11.2015 •••   6.606Soyut Nesneler 10 @ 100%20160/60
    groups · list · loves · order · parts · review · service · systems · views · ways
    10 words
  • 144727285811.11.2015 •••   6.426Dereceli sıfatlar0 @ 100%20342/42
    able · alone · bad · best · better · big · bigger · cheaper · cleaner · clear · cold · deep · fair · fast · free · full · good · great · happy · hard · hot · large · less · long · new · nice · old · older · poor · prettier · pretty · pure · ready · rich · sharp · short · simple · small · smaller · strong · sure · sweet · tall · than · true · weak · worse · worst · young · younger
    50 words
  • 144758273815.11.2015 •••   6.546Fiiller: Yakın Geçmiş Zaman0 @ 100%21254/54
    ago · been · before · cooked · has · have · played · previous · previously · rained · read · since · walked · wanted
    14 words
  • 144769607116.11.2015 •••   6.546Fiiller: Mastar Hali 20 @ 100%22154/54
    accept · achieve · affect · allow · analyze · answer · appear · apply · assume · avoid · beat · begin · belong · build · choose · continue · count · cover · cut · define · develop · die · exist · explain · feel · finish · fit · forget · hate · how · improve · increase · leave · lets · lose · meet · miss · prepare · prevent · produce · reach · recover · remember · repeat · respond · serve · shut · stay · suffer · talk · though · understand · wait · wake · win
    55 words
  • 144774829717.11.2015 •••   6.066İlgi zamirleri0 @ 100%2236/6
    what · where · which · who · whom · whose
    6 words

    İlgi zamirleri iki cümleyi birleştirmek için kullanılır. Birleştirilen cümlelerden ikincisi ilkiyle ilgili bir bilgi verir.

    • which: cansızlar ve hayvanlar için
    • who/whom: insanlar için
    • that: which veya who yerine kullanılabilir
    • where: yer bilgisi için

    Genel olarak bunlar Türkçeye -idik ekiyle çevrilir (sevdiğim, bildiğin, doğduğu gibi).

    • whose: aitlik bilgisi verir. "olan" şeklinde ya da "-an" ekiyle çevrilir (yaşayan, doğan...)

    • of which, of what: bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılırlar. "olan" şeklinde çevrilirler.

  • 144778614117.11.2015 •••   6.246Fiiller: -miş+hikaye0 @ 100%23224/24
    called · come · eaten · found · given · had · heard · taken · walked · written
    10 words
  • 144795088919.11.2015 •••   6.606Soyut Nesneler 20 @ 100%24160/60
    attention · benefits · competitions · efforts · interests · life · religions · respect · situation · title
    10 words
  • 144817536922.11.2015 •••   6.066Dönüşlü zamirler0 @ 100%2426/6
    herself · himself · itself · myself · ourselves · themselves · yourself · yourselves
    8 words
  • 144821669722.11.2015 •••   6.366Doğa0 @ 100%24336/36
    down · flower · grasses · moon · rains · seas · skies · suns · tree · up · volcano · worlds
    12 words
  • 144827464623.11.2015 •••   6.426Fiiller: İsim Fiil0 @ 100%25142/42
    calling · coming · cooking · doing · drinking · eating · following · getting · giving · going · happening · having · including · leaving · looking · making · paying · playing · raining · reading · running · saying · seeing · sitting · sleeping · speaking · starting · studying · swimming · taking · talking · thinking · touching · trying · waiting · walking · watching · wearing · working · writing
    40 words
  • 144834377024.11.2015 •••   6.246Spor0 @ 100%25324/24
    ball · exercise · exercises · games · goals · jump · jumps · kick · paths · player · points · scored · sport · step · team · walk
    16 words
  • 144839688824.11.2015 •••   6.246Sanat0 @ 100%26124/24
    arts · cameras · films · flute · movie · musical · musics · opening · painting · photo · picture · style · violins
    13 words
  • 144863561927.11.2015 •••   6.186İletişim0 @ 100%26318/18
    channels · comment · communication · information · network · news · press · searches · stories · texts
    10 words
  • 144890193530.11.2015 •••   6.426Tıp0 @ 100%27142/42
    bodies · cares · emergencies · eye · hands · heads · health · helps · ill · sick · treatment
    11 words
  • 144913399703.12.2015 •••   6.606Fiiller: Gelecek0 @ 100%27260/60
    add · be · break · call · change · choose · come · continue · cook · will
    10 words
  • 144955727708.12.2015 •••   6.426Politika0 @ 100%27342/42
    court · governments · law · national · president · safety · securities · societies · tax · war
    10 words
  • 144987448612.12.2015 •••   6.546Fiiller: İfadesel Gelecek Zaman0 @ 100%28154/54
    achieve · add · allow · apply · arrive · ask · assume · be · believe · going
    10 words
  • 145000778013.12.2015 •••   6.426Bilim0 @ 100%28342/42
    alcohol · analyses · article · decrease · details · discover · electric · energies · line · project · research · sciences · sizes · technologies
    14 words
  • 145012362914.12.2015 •••   6.126Gelecekte tamamlanmışlık0 @ 100%29212/12
    called · created · decided · died · found · have · received · sent · taken · will
    10 words
  • 145016889915.12.2015 •••   6.306İşletme0 @ 100%30130/30
    advertising · board · businesses · card · costs · credit · dollar · global · industries · insurances · moneys · products · sales
    13 words
  • 145025813616.12.2015 •••   6.066Fiiller: Kiplik0 @ 100%3036/6
    can · cannot · could · may · must · should · would
    7 words
  • 145025923516.12.2015 •••   6.126Olaylar0 @ 100%31112/12
    action · attacks · battle · death · delivery · discussion · noises · starts · stops · traffic
    10 words
  • 145038615718.12.2015 •••   6.126Fiiller: Şartlı Geçmiş0 @ 100%31212/12
    been · changed · considered · discovered · had · have · managed · opened · would · written
    10 words
  • 145056107120.12.2015 •••   6.126Nitelikler0 @ 100%31312/12
    beauty · difference · expression · forces · identity · importances · looks · luck · powers · quality
    10 words
0.024

··········· Table of Contents ···········

Temeller 2 updated 2018-10-24 ^

Belirli Harfitarif: The

Her İngilizce öğrenen Türkün kafasını en çok karıştıran şey the, yani belirli harfitarif, bilindik bir nesneden bahsederken kullanılır. Kafamızı karıştırmasının sebebi tabii ki dilimizde tam olarak karşılığı olmaması. Ama aslında, cümledeki “nesne”de kullaınıldığı zaman dilimizde bir karşılığı var, “ismin belirtme hali”. Örneklerle kullanıldığı yerleri ve çevirileri özetlersek:

1 “ismin –i hali” durumu. yani cümledeki nesnenin belirli bi nesne olması:

  • The men eat apples: Adamlar elma yer (Herhangi bir elma)
  • The men eat the apples: Adamlar elmaları yer.
  • The men eat the apple: Adamlar elma yer. (Belirli bir elma, karşımızdaki hangi elmadan bahsettiğimizin farkında)

(Türkçede bazı fiiller ismin -e halini gerektirdiğinden bu durum orada geçerli değildir "I look at the mirror" ya da "I look at a mirror" ikisi de "aynaya bakarım" şeklinde çevrilebilir. ama nesne tekilse a ya da the'dan birinin kullanılması gerekir)

2 Belirli, daha önceden bahsettiğimiz bir özne olması durumu:

My mother was sick yesterday. I called a doctor. The doctor arrived soon and gave her some medicine. (Burada bir önceki cümlede doktordan bahsettiğimiz için 3. cümledeki “doktor” belirli hale gelir, the kullanmak şarttır.)

3 ..have/has the…” cümleleri En çok kafa karıştıran cümleler bunlar, çünkü “the” girince araya Türkçedeki cümlenin yapısı tamamen değişiyor. Bunu da örnekle açıklamıştım daha önce:

  • Should we buy some plates for Selcen? (Selcen için tabak alsak mı?)
  • No, the girl has plates. (Hayır kızın –Selcen’in- tabakları var)

  • Where are the plates we bought yesterday? (Dün aldığımız tabaklar nerede?)

  • Selcen has the plates. (Tabaklar Selcen’de. Selcen’in tabakları var yanlış!)

ek: peki ya belirli bir nesnenin birini ait olduğunu söylemek istersek ne kullanacağız? o zaman "possessive pronoun" yani iyelik zamiri kullanmalıyız. yani "the plates are hers" ya da "the plates are Selcen's" ya da "the plates belong to Selcen".

4 the'yı her zaman kullanmamız gereken yerler

  • doğayla ilgili, evrende bir tane olan şeyler. örneğin: the world , the moon, the sky, the sun, the North pole, the universe gibi

  • yine bir tane olan, özel coğrafi yerler için. örneğin: the Alps, the river Rhine, the Black Sea, the Pacific Ocean

  • Birleşik devletlerden ve impratorluklardan oluşan ülkeler: the United States of America, the United Kingdom, the United Arabic Emirates, the Ottoman Empire

  • topluca bir gruptan bahsetmek için: the Turkish (Türkler), the rich (zenginler), the Öztürks (Öztürkler yani Öztürk ailesi)

  • sıralama sayıları: the first, the fifth, the tenth

  • müzik aletleri: the piano, the violin

5 church ( kilise ), mosque ( cami ), hospital ( hastane ), prison ( hapishane ), school ( okul ) gibi kelimeler, bina olarak düşünülüyorsa the kullanılır ama iş/ibadet/eğitim gibi amaçlarla gidildiğinde the kullanılamaz. Yani cuma günü camiye namaz kılmaya gidiyorsanız “I go to mosque”, ama Sultan Ahmet Camii’ne turist olarak gidiyorsanız “I go to the mosque” kullanılır.

Kısaca Çoğullar

  • İngilizcede genel olarak çoğul yapmak için kelimelerin sonuna -s eki getirilir. Örneğin: books, boys, girls, vs.
  • Ancak bazı kelimelerin çoğulları tamamen düzensizdir (irregular). Örneğin: child/children, woman/women, man/men
  • Ayrıca, bazı kelimeler İngilizcede “sayılamaz” (uncountable) olarak değerlendirilir ve çoğul yapılamaz. Örneğin: milk, bread, water

Çoğullar updated 2018-10-24 ^

İngilizcede genel olarak "çoğul" yapmak için kelimelerin sonuna "-s" eki getirilir.

Örneğin: books, boys, girls, vs. Ancak bir çok kelime bu kurala uymaz (düzensiz/irregular):

  • -o ile biten bazı kelimeler -s yerine -es ile çoğul olur. Örneğin: potato/potatoes, tomato/tomatoes, hero/heroes ama piano/pianos, photo/photos, vs.
  • -fe veya -f ile biten kelimelerde f v’ye dönüşerek ves olarak çoğul olur. Örneğin: knife/knives, wife/wives, half/halves, wolf/wolves, vs.
  • -is ile biten bazı kelimeler -es ile çoğul olur. Örneğin: analysis/analyses, thesis/theses, vs.
  • -us ile biten bazı kelimeler -i ile çoğul olur. Örneğin: cactus/cacti, vs.
  • -on ile biten bazı kelimeler -a ile çoğul olur. Örneğin: criterion/criteria, phenomenon/phenomena, vs.
  • sessiz harfi takip eden -y ile biten kelimelerde y i’ye dönüşerek ies olarak çoğul olur. Örneğin: cherry/cherries, lady/ladies, vs. AMA y’den önce sesli varsa, sadece –s eklenir, örneğin days, trays, boys, vs.
  • Ancak bazı kelimelerin çoğulları tamamen düzensizdir (irregular). Örneğin: child/children, woman/women, man/men, foot/feet, person/people (bazı durumlarda persons kullanılabilir), tooth/teeth, mouse/mice, vs.
  • Bazı kelimelerin (özellikle hayvan isimlerinin) çoğulları tekilleriyle aynıdır. Örneğin: bison, buffalo, deer, fish, moose, pike, sheep, salmon, squid, vs. Ancak bilimsel olarak kullanıldıklarında, mesela tür adından bahsederken çoğul hale gelebilirler. Örneğin: “The fishes of this lake are bass and trout.”.
  • Species, news, series gibi kelimeler çoğul gibi görünse de, hem tekil hem çoğul olarak kullanılabilir.

Diller birbirine birebir çevrilemediği gibi, çoğulluk-tekillik de her zaman çevrilemez. Genel ifadelerde Türkçede tekil, İngilizcede ise çoğul kullanıyoruz. Örnek vermek gerekirse, Türkçede Adamlar elmalar yer(ler) diye bir cümle olmaz, genel olarak adamların elma yediğini belirtmek içinAdamlar elma yer(ler)deriz. İngilizcede ise bu tip genel ifadeler için çoğul kullanılır: The men eat apples şeklinde. Şimdi aşağıdaki örneklere bakalım:

  • The men eat apples: Adamlar elma yer
  • The men eat apple: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
  • The men eat an apple: Adamlar (bir) elma yer.
  • The men eat five apples: Adamlar beş elma yer. Adamlar beş elmalar yer Türkçe dilbilgisi açısından yanlıştır
  • The men eat the apples: Adamlar elmaları yer.
  • The men eat the apple: Adamlar elmayı yer.

İngilizcede çoğulluk durumununsa bir istisnası var, sayılamayan nesneler, yani uncountable nouns. Bununla ilgili şu yoruma bakın: http://www.duolingo.com/comment/1432522. Şuradaki listeye de göz atabilirsiniz. http://www.englishclub.com/vocabulary/nouns-uncountable-list.htm Bu tip nesnelerin çoğulu olmadığından tekil kullanılır:

  • The men eat bread: Adamlar ekmek yer
  • The men eat breads: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
  • The men eat a bread: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz
  • The men eat a loaf of bread: Adamlar bir somun ekmek yer.
  • The men eat five loaves of bread: Adamlar beş somun ekmek yer.
  • The men eat the bread: Adamlar ekmeği yer
  • The men eat the breads: Bu cümle İngilizce dilbilgisi bakımından yanlıştır, kullanılamaz

İyelik updated 2018-10-24 ^

İyelik sıfatları kendilerinden sonra gelen nesneleri tanımlarken, iyelik zamirleri bu nesnelerin yerini tutar.

Mesela:

This is my apple. (Bu benim elmam) AMA This apple is mine. (Bu elma benim)

Özne Zamiri/İyelik Sıfatı/İyelik Zamiri:

  • I / My / Mine
  • You / Your / Yours
  • He / His / His
  • She / Her / Hers
  • It / Its / Its
  • We / Our / Ours
  • They / Their / Theirs

Nesne zamirleri updated 2018-10-24 ^

Fiiller: Geniş updated 2018-10-24 ^

Geniş zaman özellikle yinelenen iş ve alışkanlıkları, genel durumları belirtmek için kullanılır.

Sadece 3. tekil şahıs (yani he/she/it ya da onların yerine geçecek şahıs adları) "s" takısı alır. diğer kişiler için fiil takısız olur:

Örneğin içmek 'drink' fiili için:

  • I drink
  • you drink
  • he/she/it drinks
  • we drink
  • you drink
  • they drink

Edat updated 2018-10-24 ^

AT= "Zaman" için saatlerle birlikte kullanılır (at 3 o'clock, at dinnertime, at sunset, at noon etc.) "Yer" için kullanılırken böyle belirsiz yerleri tarif etmek istediğinde kullan örn "I live AT the 5th street in Tampa Bay" veya yerini bildirirken "I am at the bus stop/at the bus station/at the store/at the airport." gibi.

IN= -ZAMAN için günün üç bölümü için kullan örn "I work IN the mornings but not IN the evenings or afternoons". -Aylardan bahsederken kullanmalısın örn "She is planning to get a present for her boyfriend because his birthday is IN March." -Mevsimlerle kullan örn "We're heading out to California IN Spring/Summer..." -Yıllarla kullan örn "Einstein was born IN 1879." -Yüzyıllarla birlikte kullanılabilir örn "The Victorian era was a period IN the 19th century." YER olarak "içinde" demek örnekler: "The principle is IN the classroom", "My friend is IN Germany at the moment (ülkeler, kıtalar, şehirler olabilir)", "She is IN trouble (durum belirtirken)", "I'm IN the car/taxi (araba-taksi için kullanılır)".

ON= ZAMAN olarak kullandığında "günler, günlerin sabah, öğle ve akşam vakitleri, tarih belirttiğinde, bayram gününü belirtirken" kullan. Örnekler: "In this country nobody works ON Sundays" "ON Friday morning I had to go out to see my doctor" "Republic Day in Turkey is celebrated ON 29th of October" "ON New Year's Eve we went to a night club in town." YER için biliyorsun üstünde demek on, bir de sağda-solda derken bir kalıp vardır (the building is on your right/on your left gibi), bir şeye binmiş olabilirsin "I'm ON the train coming to New York" gibi bir de telefondayım demek için de "I'm ON the phone" kalıbını diyebilirsin".

İlgi zamirleri updated 2018-10-24 ^

İlgi zamirleri iki cümleyi birleştirmek için kullanılır. Birleştirilen cümlelerden ikincisi ilkiyle ilgili bir bilgi verir.

  • which: cansızlar ve hayvanlar için
  • who/whom: insanlar için
  • that: which veya who yerine kullanılabilir
  • where: yer bilgisi için

Genel olarak bunlar Türkçeye -idik ekiyle çevrilir (sevdiğim, bildiğin, doğduğu gibi).

  • whose: aitlik bilgisi verir. "olan" şeklinde ya da "-an" ekiyle çevrilir (yaşayan, doğan...)

  • of which, of what: bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılırlar. "olan" şeklinde çevrilirler.


7 skills with tips and notes

 
5.028